7 Şubat 2008 Perşembe

EBRU SANATI

Ebru kelimesi Farsçadır, kaş, bulut anlamlarına gelmektedir. Ortaya çıkan şekillerin buluta benzemesi nedeniyle bu adı almıştır. Şemsedddin Sami, Kamusu Turki'de Ebru; "Çağatayca Ebre: Roba (elbise yüzü, kürk kabı) hare gibi dalgalı ve damarlı (kumaş,kağıt), cüz ve defter kabı yapmak için kullanılan renkli kağıt" olarak tanımlamıştır. Ciltçilikte, yazı sanatında (Hüsn-ü Hat) pervaz süslemelerinde ve yazı kağıdı olarak kullanılan ebru, günümüzde çiçek ebrularının daha da geliştirilmesiyle başlı başına levha olarak kullanılmaktadır.Türklerin, Ortaasya'da bu sanatı bildikleri ve göçler sırasında İran üzerinden Anadolu'ya getirdikleri tahmin edilmektedir. Ebru'nun tarihinin bilinmemesi; eski ebru ustalarının yaptıkları ebrulara tarih atmamalarından kaynaklanmıştır. Çünkü ortaya çıkan ebru, sanatkarın tamamen kendi iradesini yansıtmamaktadır. Özellikle klasik ebrular; battal, gel-git, taraklı, şal ebrularına sanatkarın iradesi yansımaz.Ebru'ya, 18.yy. Avrupa'da "Türk kağıdı" denmesi bu sanatının bir Türk sanatı olduğunu göstermektedir. 1608 yılında yazılmış olan Tertibi-i Risale-i Ebri, ebru konusunda o tarihlerdeki bilgileri bir araya getiren bir eserdir. Ayrıca Gelibolulu Mustafa Ali Bey tarafından yazılan Menakıbı-ı Hunerveran diğer sanatların yanında ebru hakkında da bilgi vermektedir.Tarihimizde bilinebilen ebru sanatçıları; Şebek, Hatip Mehmet Efendi (Ö.1773), Şeyh Sadık Efendi (Ö.1846) ve oğlu Salih Efendi, Edhem Efendi.(Ö.1904), Sami Efendi (Ö.1912), Şeyh Aziz Efendi (Ö.1934), Necmeddin Okyay (Ö.1976) ve oğulları Sami Bey (Ö.1933), Sacid Okyay (Ö.1910), Abdulkadir Kadri Efendi (1942), Mustafa Düzgünman (1990), Alpaslan Babaoğlu, Fuad Başer, Peyami Güler....Mustafa Düzgünman hocanın yetiştirdiği öğrencilerle günümüzde ebru tanınan ve sevilen bir sanat haline gelmiştir.Klasik sanatların yayılması toplumun öz kimliğine dönmesinde önemli bir faktör olduğunu düşünüyoruz yeter ki sanatkarlarımız hasis davranmayıp bu sanatları sevdalılarına öğretsinler.

BUNLARI BİLİYORMUSUNUZ?

۞ Akrepler 1 sene aç ve susuz yaşarlar. Kopan organları yeniden ortaya gelir.
۞ Radyasyona çok dayanıklıdır.
۞Akrep ve örümcekler görmekten çok dokunma ve duyu organı olan bir çift tarağını hassas bir radar gibi kullanırlar. Avlarının titreşimini hissederek yerlerini tespit ederler.
۞ Örümcek ağı çelikten 5 kat daha sağlamdır.
۞Kangurular bir sıçrayışta 3 - 4 metre uzağa sıçrayabilirler.
۞ Kaplumbağalar hiçbir şey yemeden 3-4 yıl dayanabilirler.
۞ Bir bal arısı, bir çorba kaşığı bal yapabilmek için 4200 çiçeğe konar.
۞Ünlü besteci Beethoven son bestesini, sağır olarak yaptı.
۞ Eyfel kulesinin yapımında toplam 6400 ton ağırlığında 18.100 adet demir parçası kullanılmıştır.
۞Bir insandaki toplam damar uzunluğunun 150 bin km. ve dünya ile güneş arasındaki mesafenin de 150 milyon km.dir
۞ Bir futbolcunun topa her kafa vuruşunda, beyninde 1000 hücre ölür.
۞ İnsan vücudunun her 7 yılda -ölen hücrelerin yerine yenisi gelerek- tamamen yenilenir.
۞ Oxford English Dictionary'ye göre İngilizcedeki en uzun kelime:"pneumonoultramicroscopicsilicovolcanoconiosis" imiş.
۞Deve kuşunun gözü beyninden büyüktür.
۞ Erkeklere yıldırım çarpması olasılığı kadınlara göre 6 kat daha fazladır.
۞ ABD de her 45 saniyede bir bir evde yangın çıkar.
۞ Güneş Dünyadan 330,330 kat daha büyüktür.
۞Bir köstebek sadece bir gecede 90 m tünel kazabilir.
۞ Bir hipopotam ağzını açarsa 120 cm boyunda bir insan onun içine rahatça sığabilir.
۞ Dünyada her yıl 50,000 den fazla deprem olmaktadır.
۞Kedi ve köpekler de insanlar gibi solak ya da sağak olabilirler.
۞ Her yıl 2500'den fazla solak insan sağaklar için yapılmış ürünler nedeniyle ölüyor.
۞Bir insan yasamı boyunca uyku sırasında yaklaşık 70 böcek ve 10 örümcek yer.
۞ Hapşırmayı engellemeye çalışan bir insanın başındaki veya boynundaki damarlardan biri yırtılabilir ve ölebilir

NE KENDİNDEN NE DE SEVDİKLERİNDEN KAÇABİLİRSİN.İKİSİ DE KAÇIŞLARINDA YANINDA TAŞIDIĞIN BAVULLARDIR Kİ VAZGEÇEMEZSİN!